"Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği" (KA-DER)'nin 'çiçeği burnunda' yeni Genel Başkanı Hülya Gülbahar; 22 Temmuz seçimleri ile ilgili olarak yürüttükleri ve geçtiğimiz ay, kadınların bıyık takarak, “Meclise Girmek İçin Erkek Olmak Şart mı?” sorusuyla başlatılan, 24 Mayıs 2007 günü düzenlenen basın toplantısı ile de “Bu Meclise Kadın Şart. Hedef Listelerde İlk Üç” yaklaşımını ortaya koyan KA-DERin çarpıcı kampanyası ile ilgili kendisine sorduğumuz sorulara aşağıdaki çarpıcı açıklamaları verdi. İşte Hülya Gülbahar'ın açıklamaları:
» 1935’de yüzde 4,5 olan meclisteki kadın oranı, 2007’de hala yüzde 4,4 ve ilk meclisteki rakam hala yakalanabilmiş değil. Kadınların temsili açısından 1935’te dünya ikincisi olan ülkemiz, 2007’de 167. sıraya düşürülmüş durumda… Bu, artık sözün bittiği yerdir. Cumhuriyet tarihi boyunca, nüfusun ve seçmenin yarısı olan kadınlar mecliste sadece yüzde 2,2 oranında temsil edilmiş durumda… Hayatın bütün alanlarında iktidarı ellerinde toplamış olan erkeklerimiz, bu utanç tablosunun karşısında, hiçbir utanma, sıkılma duymadan, hala inat ve ısrarla 'Bu ülkeyi sadece biz erkekler yöneteceğiz!' demeye devam ediyorlar.
» İktidar Partisi AKP, kadınlardan aday adaylığı için 2 bin YTL, ana muhalefet partisi CHP 3 bin YTL. başvuru ücreti istedi. Sonuçtabu partilere başvurabilen kadın aday adayı oranı erkeklerin yüzde 11.66’sı AKP'den ve yüzde 12.35'sı CHP'den. Bu iki parti de Doğu Anadolu Bölgesi’nde kadınların yüzde 93.5’inin, kadınların en zengin olduğu bölge olan Ege’de yüzde 74.6’sının tek kuruş geliri olmadığını bilmiyor mu? Çok iyi biliyorlar. Zaten bunu bildikleri için, daha aday adayı olabilmelerinin önüne bir baraj daha koyuyor, bile bile yapıyorlar. Kadınlardan ücret almayan ANAVATAN’da kadın aday adayı oranı yüzde 32.9, erkeklerin onda biri ücret alan Genç Parti’de yüzde 49. Bu kadar basit! Kadınlar siyaset yapmak istiyor, siyasette önlerinin açılmasını istiyor. En küçük bir destek gördükleri yere koşuyorlar.
Artık tarihe karışan ve DYP dengeleri ile ne olacağı şu anda belli olmayan ANAVATAN’ı ve aday adayı listelerine henüz ulaşamadığımız diğer partileri bir yana bırakırsak; kadınlara yüzde 50’ye yakın kota uygulayan ÖDP ve DTP gibi partiler ile Genç Parti dışındaki, AKP, CHP, DYP, MHP, SP, partiler şu anda aday adaylık sürecinde bile sınıfta kalmış durumdalar.
» 4 Haziran’da aday listeleri belli olacak ve kadınların gözü şimdi siyasi parti genel başkanlarının üzerinde… Bu anti-demokratik seçim ve siyasi partiler yasaları nedeniyle gayet iyi biliyoruz ki, aslında adaylık konusunda tek karar mercii onlar... Ya, zaten aday adayı oranı olarak yüzde 10’lar civarında olan kadınları daha da eleyecekler ve Türkiye erkek demokrasisi(!) ile ‘övünmeye’ devam edecek; ya da kendi kontenjanlarından yeni adaylar ekleyerek ve tüm kadınları seçilebilir yerlere, yani listelerin ilk üç sırasına koyacaklar ve şu anki acı tabloyu değiştirecekler.
"MECLİS'TE 251 SANDALYEMİZ ERKEKLERİN 'İŞGALİ' ALTINDA"
Şimdi tüm sorumluluk, siyasi parti genel başkanlarının omzunda. Bu sorumluluğu kimsenin üzerine atmaya kalkmasınlar. Tarihi bir seçim olacak ve kadınların gözü bu genel başkanların üzerinde olacak… Biz biliyoruz ve ilan ediyoruz ki, o mecliste tam 275 sandalyemiz var. Ve şu anda 251 sandalyemiz birtakım erkeklerin işgali altında. Bizim kadın arkadaşlarımızın, 'Ayşe Hanımın', 'Fatma teyzenin', 'Güldünya ablanın' koltuğunda, onların dertlerine yabancı, hatta dertlerinin kaynağı birtakım ‘bey’ler oturuyor. Görünen o ki, seçilecek yeni mecliste de bu işgal aynen sürecek. Ama bir farkla: Artık kadınlar, partilerin vitrin süsü, siyasi parti başkanlarının oyuncağı olmak istemiyorlar. Gözümüz üzerlerinde olacak ve maalesef ‘diken üstünde’ oturacaklar.”
Kaynak: www.sesonline.net
|